Somon DNA
Dr. Ejnan Canbaz Anlatıyor: Somon DNA
Cilt, yaş aldıkça yalnızca dışarıdan değil; içeriden de değişir.
Hücre yenilenme hızı yavaşlar, kolajen üretimi azalır, cilt altı destek dokular zayıflar.
Bunun sonucunda matlık, elastikiyet kaybı ve ince çizgiler ortaya çıkar.
Doğanın içinde bu süreci tersine çevirebilen çok az madde vardır — Somon DNA bunlardan biridir.
Denizin içinden gelen bu özel molekül, cildin gençlik potansiyelini yeniden uyandırır.
Somon DNA Nedir?
Somon DNA, adını aldığı gibi somon balığının sütünden elde edilen saf DNA zincirlerinden oluşur.
Bu biyoteknolojik içerik, insan hücre yapısıyla büyük benzerlik gösterir.
Bu nedenle vücut tarafından kolayca kabul edilir ve yüksek düzeyde yenilenme sağlar.
Uygulandığı bölgede hücre aktivitesini artırır, cilt dokusuna esneklik kazandırır ve kolajen üretimini tetikler.
Cilt adeta “yeniden programlanır.”
Yorgun, solgun ve kurumuş bir cilt, birkaç hafta içinde diri, dolgun ve parlak bir yapıya kavuşur.
Nasıl Etki Eder?
Somon DNA’nın gücü, nükleotid yapısından gelir.
Bu yapı, cilt hücrelerinin onarım hızını artıran bir “biyolojik destek mekanizması” gibi çalışır.
Hyaluronik asit ile birlikte uygulandığında, hem nemi artırır hem de hücre metabolizmasını hızlandırır.
Yani yalnızca cilt yüzeyine etki etmez; hücre çekirdeğinden başlayan bir yenilenme sağlar.
Bu nedenle Somon DNA tedavisi, klasik mezoterapilerden çok daha derin bir etkiye sahiptir.
Cildin dokusu sıkılaşır, renginde eşitlenme olur ve genel görünüm daha genç hale gelir.
Kimlere Uygundur?
Somon DNA, yaşla birlikte canlılığını kaybeden her cilt tipi için uygundur.
Ayrıca erken yaşta önleyici bakım olarak da tercih edilebilir.
Özellikle:
- Nem kaybı yaşayan,
- İnce kırışıklıkları belirginleşen,
- Cilt tonu eşitsizliği bulunan,
- Güneş hasarı veya lekeden şikâyet eden kişilerde etkisi yüksektir.
Uygulama; yüz, boyun, dekolte ve el bölgelerinde güvenle yapılabilir.
Hem kadın hem erkek danışanlarda aynı sonuç alınır.
Uygulama Süreci
İşlem öncesi cilt analiz edilir ve temizlenir.
Anestezik kremle rahatlama sağlandıktan sonra, Somon DNA solüsyonu çok ince iğnelerle cilt altına enjekte edilir.
Uygulama 20-25 dakika sürer, sonrasında hafif pembelik dışında belirgin bir yan etki oluşmaz.
Ciltteki yenilenme süreci ilk haftadan itibaren başlar.
Her seanstan sonra cilt daha pürüzsüz, daha dolgun ve daha nemli görünür.
Genellikle 3 seanslık bir protokol yeterlidir; 2-3 hafta aralıklarla uygulanır.
Somon DNA’nın Faydaları
- Ciltteki hücre yenilenmesini hızlandırır.
- Elastikiyet kaybını onarır.
- Cilt tonunu eşitler, lekeleri azaltır.
- Derin nem sağlar, kuruluğu giderir.
- Kolajen üretimini uyarır, sıkılaştırır.
- Cilde doğal bir parlaklık ve tazelik kazandırır.
Bu etkiler bir makyaj filtresi gibi değil, cildin kendi potansiyelinin yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıkar.
Yani sonuç doğal, kalıcı ve sağlıklıdır.
Neden Bu Kadar Özel Bir Uygulama?
Somon DNA’nın farkı, vücudun biyolojik süreçleriyle uyum içinde çalışmasıdır.
Ciltte yapay bir dolgunluk hissi değil, canlı bir yenilenme hissi yaratır.
Kısa sürede gözle görülür bir tazelik sağlar, uzun vadede ise cildin yaşlanma hızını yavaşlatır.
Uygulama sonrası cilt, hem dokunsal hem görsel olarak daha sağlıklı hale gelir.
Kendini onarma yeteneğini yeniden kazanır — tıpkı yıllar önceki haline döner gibi.
Somon DNA’yı bu kadar özel kılan şey, aslında bir “mucize molekül” değil, vücudun unutmaya başladığı gençlik kodlarını ona yeniden hatırlatmasıdır.
